www.ocianews.com 50 tl deneme bonusu veren bahis siteleri bahis siteleri
Bugun...


Yasin Gültekin

facebook-paylas
Beni Bütün Sözcüklerin Gurbetinde Bıraktın
Tarih: 25-11-2020 17:40:00 Güncelleme: 25-11-2020 17:40:00


Dolmuş gürültülerini bastıran otobüs, duraklardan yorgun bedenli insanları alarak şişti, şişti, şişti, oflaya poflaya durağa vardı. Can çekişmekte olan kuduz bir köpek gibi can havliyle, şehrin tüm karanlığına bıraktım kendimi. Karanlıkla birlikte başıma tırmanan acı, arttıkça arttı. Önümdeki piyango bileti satmak için direnen adamı iterek ilerledim. Saat? Bileğimi çeviriyorum, sekiz elli. Yüzümden yüz yıllık bir sıkıntı damlıyor. Sözcükler sıkılmış bir yumruk gibi nefes borumdan göğsüme iniyor. Gözlerim, çivi başına benzeyen iki küçük nokta, iyice geriye çekilmiş. Sonu olmayan bir boşluğun, bir gezegende tek başına kalmışlığın korkusu, koca bir hiçliğin içindeyim. Aldığım haber, kirpiklerimi titretiyor. Midemdeki acıyı, boğazıma yükseltiyor. Düşünceler, göğsümdeki çaresizliği büyütüyor. Hiçbir hayat belirtisi taşımıyor yüzüm. Soğuk rüzgar, sokakları yalıyor. Karı, sağa sola savuruyor. Şehrin üstünde, içimde sıkılan bir yumruk gibi duran dumanı dağıtmaya çalışıyor. Çok yorgunum. Her şey, umutsuzluğumu, çaresizliğimi, insan olmanın korkusunu kusmak istiyor suratıma. Her şey, bir neşter gibi kesip biçiyor beynimi. Her şey, düşüncelerimi bulanıklaştıran bir kan gölü,büyüyen bir çığlık. Düşmanca bir soğuk yayılıyor yüzüme. Biraz yürüdükten sonra kendimi zar zor bir otobüs durağındaki bankın üzerine bırakıyorum boş bir çuval gibi. Başım, garip bir vınlamayla uğulduyor. Düşüncelerim, tırtıllı bir düğüme sarılıyor, bir çekicin vuruşuyla sarsılıyor sanki. Gelip geçenler, yüzüme sivri ve ısırgan gülüşler fırlatıyor. Bir kahkahanın arkasına bir başkası ekleniyor. Yakama yapışan hiçlikle başbaşayım. İlkel bir hayvanın içgüdüsüyle irkiliyorum. Tekrar eski baygınlığıma dönüyorum. Soğuktan donmuş sözcükleri zorlukla dilimin ucuna getiriyorum, sözcükler buz taneleri gibi ağzımın içinde kırılıyor. Boğazım kurumuş, soğuk, sert sözcükler batıyor boğazıma. Kulaklarım, havaya dağılan sesleri toplayamıyor artık. Gökyüzü, yere çok yakın bu akşam. Garip, ince, çok uğultulu, kopup gelen bir saydamlığın içinde. Keskin bir acı gözlerimi bıçaklıyor. "Annem... Annem, öl..." Devamını düşünmek bile istemiyorum. Felakete uğramış bir ihtiyar gibi kurumuş dudaklarım. Durup durup gecenin uğursuz seslerini işitiyorum. Sinsi ve sivri rüzgar yüzümü parçalamak istercesine saldırıyor. Beynimdeki uğultuyu ezmek için parmaklarımı şakaklarıma bastırıyorum. Evrenin ortasında tek başımayım. Tuzlu bir acı dudaklarıma yakınlaşıp uzaklaşıyor. Kalbim bir mengeneye sıkışmış gibi sıkıştıkça sıkışıyor. Yaşamak, katlanmak zorunda olduğum bir günü yaşıyorum. Kalkıp, güç bela bacaklarımı oynatıp, yürümeye çalışıyorum. Evet, dünya yine karanlık, yine kirli, yine çok sağır. Sıkıntım, bir sıvı gibi beynimden aşağıya akıyor. Sesim bir şarapnel parçaları gibi içime yayılıyor, annemöldüçokyalnızım. Ustura gibi keskin bir acı boğazıma saplanıyor. Taş kadar ağır bir yorgunluğun altında kalıyorum. Yüreğim, delirmiş bir davul gibi çalıyor göğsümde. Sesim, boğazımda sönüyor. Beynimde yine uğultular var. Düşünceler hızla eklenip çoğalıyor kafamda. Yorulduğumda, kalabalık bir caddenin ortasında zayıf bir ünlem işareti gibi dikilirken buluyorum kendimi. Gözlerim, karşıdaki duvarın içinden açılan kapıya mıhlanıyor, yüzüm yarım kalmış cümlelerin şaşkınlığına. Bütün düşüncelerim felç olmuş gibi, arkalarından bakıyorum. Kapıdan bir kadın görünüyor. Birkaç adım yaklaşıp gözlerimi daldırıyorum yüzüne. Birden kendimi tonlarca buzun altında, donmak üzereymişim gibi hissediyorum. Her şey bıktırıcı bir bulanıklığın içinde. Ne etsem de her şey, beni biçiyor dilim dilim. Gözlerimi uzaklaştırıyorum kapıdan. Şimdi de ayaklarımı, kudurmuş bir soğuk ısırıyor. Gecenin tavanına saplanmış bir bıçak gibi karanlığı yara yara evin yolunu tutuyorum. Ara sokaklarda, daralmış evlere baktıkça içim eziliyor. Yürüdükçe içimdeki yalnızlık eziliyor. Eve vardığımda iskeleti kırılmış, sahnedeki işini tamamlamış bir kukla gibi yatağın üstüne bırakıyorum kendimi. ... Gözlerini açtığında karanlık, odayı doldurmuştu. Dışarıdaki kar bile simsiyahtı. Her yer, bıktırıcı bir karanlıkta. Karanlıkta bile seçilebilecek kadar kalın bir keder var yüzünde. Kirpiklerini, aşağıya çekmeye çalışan uykudan kurtarıp bir süre düşündü. Tam bir gündü aralıksız uyumuştu. Beynindeki uğultunun aksine, dünya çok sessizdi, şimdilik. Cümleleri bir ip gibi havada sallanıp sallanıp yere düştü, önündeki sessizliğe baktı, şimdi yapayalnızdı. Tekrar gerçeğine döndü. İçinde bastırmaya çalıştığı iri sıkıntısı daha da arttı. Elleri, gözlerinin altında fırlamaya hazırlanan kemiklere uzandı. Dilinin ucuna gelen çığlığı dişleyip, tuttu. Sözcükler, boğazında donup kaldı. Çevreyi, içini kuşatan yılan dilli bu huzursuzlukta neler olduğunu anlamaya çalıştı. Zorluklarla yürüyüp lavaboya gitti. Muslukta su yok. Küfredip, dar pencereye yaslandı. Çatılardaki yüzlerce televizyon anteni, kara ufku garip geometrik şekillere bölmüş. Mide bulandırıcı görüntüler. Odasına geri döndü. Bir çocuk sesi yükseldi sokaktan. Pencereye yaklaştı. Karşıdaki evde, bir çocuk yediği dayağı avaz avaz kusuyor sokaklara. Yüreğinde bir gümbürtü var. Soğuk ve kaygan bir bunaltı nefes borusuna yapıştı, yutkunamadı. Etraf ölü bir sessizlik içinde şimdi, beyni de. Yüzünde, söylemekte sıkıntı çektiği bir şeylerin telaşı var. Önüne baktı, sustu. Susması inada bindi. Ortamın havası bir tef gibi gerginleşti. Boğazındaki sözcükler, öldü. Ağzında bir ceset gibi yatıyorlar hepsi. "Annen öldü" dedi içindeki ses. İki sözcükten oluşan bir cümleydi. Yüzlerce kilometrelik bir yolculuğu noktalamaya yetecek kadar gerçekti. Düşünceleri terk edilmiş sokağın nemli isine karıştı. Uzaklardan boğuk bir uğultu döküldü kaldırımlara. Can çekişen bir insanın, can çekişen bir şehrin gürültüsüydü bu.


Bu yazı 708 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI